Geri Dön

Balkan Harbi’nin Sessiz Tanığı: Şehadeti Seçen Bir Askerin Son Satırları

06 Ocak 2026
3 dakika okuma
5 yorum
Balkan Harbi’nin Sessiz Tanığı: Şehadeti Seçen Bir Askerin Son Satırları

1913’te kaleme alınmış bir kitap sayfası, Balkan Harbi’nin istatistiklere sığmayan yüzünü ortaya koyuyor. Cephedeki bir çavuşun, esaret ile şehadet arasında yaptığı sarsıcı tercih; dönemin askerî ruhunu, vatan anlayışını ve yaşanan zulmün ağırlığını tek bir mektupta gözler önüne seriyor. İşte “Türkiye Uyan” adlı eserde yer alan ve tarihin sessiz tanıklarından biri olan o mektup…

1913 senesinde yazılan ve Bulgarların Müslüman Türklere yaptıkları zulümleri anlatan “Türkiye Uyan” adlı kitabın 228. sâhifesinde; bir çavuşun subayına mektubu şöyledir:

“Zâbit efendi! Kuvvetli düşman müfrezelerinin Gümülcine’ye indiğini, askerimizden bir kısmının çekildiğini ve bâzısının da esir edildiğini işittim! Geçen gün dört erle bana teslim ettiğiniz Kuruorman sırtındaki mühimmat deposunu hâlen muhâfaza ediyorum. Tabiî Gümülcine’yi işgâl eden düşman buraya da gelecek! Doğrusu devletimin ve milletimin nice fedâkârlıklarla burada yığdığı bu cephaneyi, sapasağlam düşmana teslim edecek değilim! Buna ne askerlik vazîfem, ne de vatan sevgim müsaade eder. Elbette burayı havaya uçuracağım! Fakat o binlerce liranın hebâ olup gitmesine üzülüyorum.

Haydi havaya uçurdum. Sonra ne olacağım? Düşmana esir değil mi? Biz buraya esir olmak için mi geldik? Milletin paralarını, devletin nâmusunu esâretle ödemek için mi asker olduk? Hayır, hayır! Ben bu zilleti kabûl edemem. Dün bizim idâremiz altında rahat yaşayan bu vahşî çobanların eline esir düşmek! Aman yâ Rabbî! Bu ne müthiş zillet! Ben bu esirlik zilletine düşmektense bin defa ölmeyi tercih ederim. O hâlde ne yapmalıyım?

Ben bu cephane deposunun içine saklanacağım. Burayı teslim almaya gelen Bulgarlar, iyice toplanıncaya kadar saklanacağım. Ben de içinde dâhil olmak üzere cephaneyi havaya uçuracağım. Memleketimde bulunan ana ve babama, hanımıma ve çocuklarıma selâmımı yazınız. Onlar seferberlik ilân edildiği zaman beni Subaşı’nda, değirmen kenarında uğurladılar. Bana; “Ya gâzi ol ya şehid ol!” demişlerdi. Cenâb-ı Hak bana şehid olmayı nasip ediyor! Artık şehid olduğumu bildirin....”

Piyade 4. bölüğünden çavuş Ali

Yorumlar (5)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Ş
Şadi yilmaz 08 Ocak 2026 18:08

Cennetin sahipleri belli . Onlar sayesinde rahat uyuyoruz . Nurlar içinde uyusunlar

A
Adem Buran 08 Ocak 2026 17:49

Asakir-i Muhammediye bu işte.Kahraman Türk askeri.Sehadetin mübarek olsun..

M
Meltem KORKUT 08 Ocak 2026 03:26

Ne onurlu bir duruş. Bu gün özgürce yaşıyorsak başta Ata'm olmak üzere bu asker ve onun gibi vatan evlatları sayesinde. Nur içinde uyuyunuz yiğitler. Bizler sizlere minnettarız.

A
Akif yalçın 07 Ocak 2026 20:05

Kurban olayım onun ayağının tozuna

M
mete 07 Ocak 2026 18:30

AZİZ VATANIN ASİL TÜRK EVLADI SENİ UNUTMAK BU YAŞAMDA HARAMDIR RUHUNUZ ŞAD MEKANLARINIZ ÇENNET OLSUN, NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE