Geri Dön

Osmanlı’nın Adaletinden Balkan Savaşları’nın Karanlığına: Bir Kimlik Kıyımı Hikayesi

24 Şubat 2026
2 dakika okuma
0 yorum
Osmanlı’nın Adaletinden Balkan Savaşları’nın Karanlığına: Bir Kimlik Kıyımı Hikayesi

Osmanlı Devleti, 14. yüzyılda Balkan topraklarına adım attığında beraberinde sadece kılıcını değil, "İstimalet" adını verdiği bir gönül alma politikasını da getirdi. Yüzyıllarca hüküm süren bu anlayış, bölge halklarına kendi kralları döneminde dahi sahip olamadıkları bir din ve vicdan hürriyeti sundu. Ancak 1912-1913 yıllarında yaşanan Balkan Savaşları, bu kadim barış iklimini yerle bir ederek Türk ve Müslüman halk için karanlık bir dönemin kapılarını araladı.

Osmanlı’nın Hoşgörü Mirası

Osmanlı yönetimi altında Balkanlar'daki gayrimüslim tebaa; kendi dillerini konuşmuş, kendi kiliselerini korumuş ve mülkiyet haklarını güvence altına almıştır. Fatih Sultan Mehmet’in Bosna ruhbanlarına tanıdığı haklardan, mahallelerdeki cami-kilise komşuluğuna kadar Osmanlı, "Dinde zorlama yoktur" düsturunu bir devlet politikası haline getirmiştir.

1913: Zorunlu Vaftiz ve Kimlik Kıyımı

Balkan Savaşları’nın ardından Bulgaristan işgaline uğrayan bölgelerde ise bu tablonun tam tersi yaşanmıştır. Arşivlere yansıyan ve bugün dahi vicdanları sızlatan görüntülerde, Türk köylerindeki halkın süngü zoruyla kiliselere toplandığı ve zorla vaftiz edildiği görülmektedir.

İsim Değiştirme: Binlerce Türk’ün ismi zorla Hristiyan isimleriyle değiştirilmiştir.

İnanç Baskısı: Camiler yıkılmış veya kiliseye çevrilmiş, dini vecibelerini yerine getirmek isteyen halk ağır işkencelerle karşı karşıya kalmıştır.

Mülkiyet Gaspı: Yüzyıllardır sahip olunan topraklar, işgalci güçler tarafından ellerinden alınmıştır.

Sonuç: Bir Medeniyetin Çöküşü, Bir Zulmün Hafızası

Osmanlı'nın fethettiği topraklara getirdiği adalet, ne yazık ki 20. yüzyılın başında yerini etnik temizliğe ve zorunlu asimilasyona bırakmıştır. Bugün tarihin tozlu raflarındaki o vaftiz fotoğrafları, sadece bir halkın yaşadığı acıyı değil, aynı zamanda hoşgörü ile bağnazlık arasındaki o derin uçurumu da bizlere hatırlatmaktadır.

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!