Dünyada Sadece Eskişehir'de Var: Lületaşının Son Temsilcisi Bayram Ayverdi

29 Mart 2026
3 dakika okuma
0 yorum
Dünyada Sadece Eskişehir'de Var: Lületaşının Son Temsilcisi Bayram Ayverdi

Eskişehir denince akla gelen ilk şeylerden biridir lületaşı. Ama o taşın arkasında ne emekler, ne hikayeler gizli bir bilseniz... Bugün sizi Tarihi Odunpazarı Evleri’nin dar sokaklarında, tozun toprağın arasında bir sanat abidesi gibi duran Bayram Ayverdi ile tanıştırmak istiyorum. Bayram Usta tam 70 yaşında. Dile kolay, yarım asırdır elinde bıçak, önünde bir parça beyaz taşla harika bir sanat icra ediyor. Emekli olmuş ama "Aşk bitmeden iş bitmez" diyerek atölyesinden bir türlü kopamıyor.

"Zımpara Yaparak Başladım, Hayatımı Bu Taştan Kazandım"

Bayram Usta’nın hikayesi aslında pek çoğumuzun aşina olduğu o eski, samimi çıraklık günlerine dayanıyor. Odunpazarı’nda bir akrabasının yanında toz yutarak, zımpara yaparak başlamış bu işe. "Bilen için zor değil ama bilmeyen için dağlar kadar yük" diyor usta. Yıllarca bu beyaz taşı yontarak evini geçindirmiş, çocuklarını büyütmüş, Bağ-Kur’unu ödeyip emekliliğini kazanmış. Şimdilerde ise bu işin onun için fiziksel bir yorgunluktan ziyade sadece "tatlı bir kafa yorgunluğu" olduğunu söylüyor. Taşla uğraşırken dünyayı unutuyor sanki.

"Gençler Gelmiyor, Bu Sanat Öksüz Kalıyor"

Ustanın yüzündeki o bilge gülümseme, konu çıraklara gelince biraz buruklaşıyor. "Bu bir tutku" diyor ama eklemeden de geçemiyor: "Kimse bu mesleğe sahip çıkmıyor." Hemen yanı başımızdaki Kütahya’nın çinisini örnek gösteriyor; oradaki gençlerin ustalardan bayrağı devralıp nasıl güzel işler çıkardığını anlatıyor iç çekerek. "Gelseler öğretirim, bir meslek sahibi olurlar" diye de açık kapı bırakıyor. Çünkü ona göre lületaşı sadece Eskişehir’in değil, Türkiye’nin dünyaya açılan çok değerli bir penceresi.

Bir Lületaşının 2 Saatlik Yolculuğu

Peki, o hayranlıkla baktığımız pipolar, biblolar nasıl ortaya çıkıyor? Bayram Usta’nın elinde bir taşın hediyelik eşyaya dönüşmesi yaklaşık 2 saatini alıyor. Önce taşı "yaş" haldeyken işleyip şekil veriyor, sonra deliklerini açıp kurumaya bırakıyor. Kuruduktan sonra ucu takılıyor ve zımpara aşamasına geçiliyor. En son dokunuş ise adeta bir büyü gibi; balmumuyla yapılan cila! O bembeyaz taş, ustanın ellerinde parladıkça yarım asırlık emeğin ışıltısı gözler önüne seriliyor.

Bayram Usta gibi değerlerimizin hikayelerini daha fazla duymak ister misiniz? Eğer yolunuz Eskişehir’e düşerse Odunpazarı’nda bir mola verip bu emektar ellere bir selam vermeyi unutmayın!

Yorumlar (0)

Yorum Yaz
0/1000 karakter
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!