Ortaçağ'da kale ve kale-şehirlerin fethedilmesinde tercih edilen bir yöntem de uzun süreli ablukaya alınmasıydı. Burada...
İbretlik Bir Hikaye İpin Ödenemeyen Hesabı
Tarih: 2013-11-17 / Görüntülenme: 11867
Kasabanın birinde zengin bir tüccar yaşarmış.
Öleceği vakit vasiyetinde:
'Ben mezara konulduğum gün kim gelir benimle bir gece
mezarda kalırsa ona servetimin yarısını bırakacağım.' demiş.
Çoluğu çocuğu, akrabaları servetin yarısı bırakılmasına rağmen bunu yerine getiremiyeceklerini düşünüyorlarmış. Kısa bir müddet sonra adam ölmüş.
Adamın vasiyeti kasabada zaten meşhurmuş. Bunu duyanlardan biri de kasabanın en ücrâ köşesinde yaşayan hamalmış. Adamın öldüğü haberini duyunca yakınlarına kendisinin bir gece mezarda kalabileceğini söylemiş. Bunun üzerine cenaze merasiminden sonra hamalı da adamla birlikte kabre koymuşlar.
Hamal: 'Zaten bir tane ipim bir tane de küfem var. Kaybedecek bir şeyim yok. İyi ettim de bu adamla buraya girdim. Çıktığımda kasabanın hatırı sayılır insanlarından biri olacağım.' diye düşünüyorken bir gürültü kopmuş ve dünyada daha önce hiç karşılaşmadığı yüzlere orada rastlamış.
Gelen melekler aralarında konuşuyorlarmış: 'Bu ölü olan zaten elimizde. Onu istediğimiz vakit hesaba çekebiliriz. İlk önce şu canlı olandan başlayalım.'
Adam tir tir titriyorken başlamış melekler art arda sorular sormaya: 'Söyle bakalım ey falan oğlu filan. Küfenin ipini nereden buldun? Satın aldıysan ne kadara aldın? Kimden aldın? Aldığın kişiyi dolandırdın mı? Hakiki değerinde mi verdin ücretini?'
Adamın dili dolanıyor sorulan sorulara cevaplar bulmaya çalışıyor ancak, o cevap verdikçe ip ile ilgili bir başka soru ile karşılaşıyormuş.
Gün ağarırken zengin adamın akrabaları gelmiş ve adamı mezardan çıkarmışlar:
- Artık kasabanın sayılı zenginlerindensin. Anlat bakalım bir gece mezarda kalmak nasıl bir duygu?
Hamal:
- Aman, lanet gitsin! İstemiyorum! Bütün mal mülk sizin olsun! Ben bir ipin hesabını sabaha kadar veremedim, o kadar malın hesabını kıyamete kadar veremem herhalde...
Ne kadar seversen sev, bir gün ayrılacaksın. Ne kadar toplarsan topla, bir gün bırakacaksın. Ne kadar yaşarsan yaşa, bir gün öleceksin. Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin.
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
-
ben bunu başka biliyordum yinede sebeb olan kardeşimden ALLAH razı olsun İNŞALLAH okuyan kardeşlerim bir hisse almayı RABBİM nasip etsın
dursun nadif
18.11.2013 08:49
-
ben bunu başka biliyordum yinede sebeb olan kardeşimden ALLAH razı olsun İNŞALLAH okuyan kardeşlerim bir hisse almayı RABBİM nasip etsın
dursun nadif
18.11.2013 00:00
-
fakirede isyandan sorgu suvali verdirmesin rabbim hepimize helal kazanç nasip etsin
emirhan
22.12.2013 07:17
-
tabiki muhakkak hesap verilecek su hanki yasam haksız bir yasam yasanmaktadır
kadir saraç
26.12.2013 17:53
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Kızılırmak’ın İncisi: Tarih ve Doğanın Buluşma Noktası Çeşnigir Kırıkkale’nin Keskin ilçesinde, Köprü köyünün sessizliğ...
Osmanlı ordusu, Prut kıyılarında Rus Çarı Büyük Petro’yu dize getirerek gücünü tüm dünyaya bir kez daha hissettirmişti....
Yüz on bir yıl evvel, dondurucu bir ayazın bağrında, vatanın istiklali uğruna buzdan heykellere dönüşen aziz şehitlerimi...
Çanakkale’nin giriş kapısı, tarihin en derin izlerini taşıyan Seddülbahir Kalesi, şimdi de dünyaca ünlü bir başarıyla gü...
Antalya’nın Akseki ilçesinde, geçmişten bugüne uzanan bir Anadolu geleneği yeniden canlanıyor. Kış hazırlıklarının vazge...
