15. ve 20. yüzyılda ilim adamına verilen değer

Tarih:2020-01-12 / Hit:3569
Türkçe’nin en büyük, en kapsamlı sözcüklerinden birini yaklaşık dört bin sayfa ve dört büyük cilt halinde kaleme alan, eski valilerimizden Hüseyin Kazım Bey, dünyasını terk ettiği zaman, bugün olduğu gibi o gün de devrin gazeteleri susmuşlar, onun ölüm haberine sevgilisini öldüren kundura boyacısının haberinden daha az yer vermişlerdir.
26 Ocak 1934 tarihli son Posta gazetesinde yayımlanan bir makaleden öğrendiğimize göre, merhum Hüseyin Kazım Kadri Bey, bir gün yamalı bir lastikle Galata Köprüsü’nde yürüyen tanınmış bir edebiyatçıyı yanındaki arkadaşlarına gösterir; bu hazin manzara karşısında üzüntülerini dile getirdikten sonra şunları söyler:
“On beşinci yüzyılın büyük üstadlarından Molla Hüsrev, İstanbul kadısı iken namaz kılmak için Ayasofya’ya gittiği zaman bütün halk mutlaka ayağa kalkardı. Ön safa geçmesi için kendisine yol verilirdi. Bugünün üstadları ise, işte gördüğünüz gibi, sağlam bir ayakkabı bile bulamıyorlar, adeta yalın ayak geziyorlar.”
Molla Hüsrev Hazretleri'nin kabri Bursa'da Emirsultan Camii'nin az ilerisinde Zeyniler Camii arkasındaki kabristanda
Dursun Gürlek
Çınaraltı'nda Kitap Sohbetleri s. 23