Osmanlı ordusu, Prut kıyılarında Rus Çarı Büyük Petro’yu dize getirerek gücünü tüm dünyaya bir kez daha hissettirmişti. Ancak tarih sahnesi her zaman zaferlerle örülü değildir. Avrupa’nın en dahi askerlerinden biri kabul edilen Prens Eugene, Petervaradin’de Osmanlı’nın karşısına dikildi. Bu savaş sadece bir toprak kaybı değil, aynı zamanda bir dramın da başlangıcıydı: Padişahın damadı, Sadrazam Ali Paşa, alnından vurularak şehit düştü.
Pasarofça ve Uzun Sulh Dönemi
1718 yılında imzalanan Pasarofça Antlaşması, kılıçların kınına girdiği ve Avrupa’da uzun sürecek bir barış döneminin kapılarını araladığı bir milat oldu. Savaş meydanlarından yorulan imparatorluk, artık yüzünü imara ve sanata dönmeye hazırdı.
Küçük Bir Köyden Bir Şehir Doğuyor: Nevşehir
Padişah, Ali Paşa’dan dul kalan kızı Ayşe Sultan’ı, dirayetiyle dikkat çeken Nevşehirli İbrahim Paşa ile evlendirerek onu sadrazamlık makamına getirdi. İbrahim Paşa’nın ilk büyük hamlesi ise kalbinin attığı topraklara, memleketi Muşkara’ya el atmak oldu.
Muşkara o dönemde kendi halinde, mütevazı bir köydü. İbrahim Paşa, bu küçük yerleşimi büyük bir vizyonla modern bir şehir haline getirdi ve ona Farsça’da "Yeni" anlamına gelen "Nev" ekini ekleyerek bugünkü adını verdi: Nevşehir.
Yorumlar (0)