İlk Çağlarda Medya

İlk Çağlarda Medya

Tarih:2021-12-12 / Hit:422

İlk Çağlarda Medya-Savaş

İlk çağlarda medya-savaş ilişkilerinde genellikle tek yönlü bir etkileşim söz konusudur. Medyanın kitleselleşmediği ve ticarileşmediği bu dönemde yöneticiler öncelikle zaferlerini duyurmak için medyadan yararlanmaya çalışır. Mezopotamya’da krallar eski zamanlardan itibaren savaşlarda kazandıkları zaferleri, yenilgiye uğrattıkları kabileleri ve aldıkları ganimetleri duyurmak için anıtlar yapmayı gelenek haline getirmiştir.

Louvre Müzesi’nde bulunan ve Kral Naramsin’i yendiği düşmanları ayakları altına almış şekilde resmenden, MÖ. 2270 yıllarından kalma, rölyef (kabartma) bu konuda ilginç bir örnektir. Sonraları bu rölyefler kralların savaş seferlerinin tam bir resimsel öyküsüne dönüşür. Kralların kazandıkları zaferleri anlattıkları bir diğer önemli örnek ise Şartamhari (Savaşın Kralı) Metinleridir. Anılan metinler Akad Kralı Sargon ( MÖ 2334 – 2279) ve torunu Naramsin’in ( MÖ. 2254- 2218) Anadolu’ya yaptıkları seferleri ve kazandıkları zaferleri konu alır.

Mezopotamya gibi Antik Mısır’da da firavunlar zaferlerini duyurmaya ve ölümsüzleştirmeye çalışır. Örneğin II. Ramses ( hükümdarlığı MÖ 1279- 1213), Hititlerle yaptığı Kadeş Muharebesini büyük bir zafer olarak tapınak duvarlarına resmettirmiş; anlaşma metnini kendisini büyük bir zafer kazanmış gösterecek şekilde değiştirerek Mısır hiyeroglifleriyle Karnak’taki Amon-Ra ve Luksor’daki Ramesseum tapınaklarının duvarlarına yazdırmıştır. Halbuki tarihçiler dünyanın ilk barış antlaşması ile sonuçlanan savaşın bir kazananı olmadığını belirtmektedir. II. Ramses Kadeş’i bir zafer olarak resmettirerek savaş alanında kazanmadığı zaferi, propaganda yöntemleri kullanarak kazanmaya, dolayısıyla da iktidarını güçlendirmeye çalışmıştır.

İlk savaş gazetecisi/muhabiri “tarihin babası” olarak bilinen Herodot’tur.( MÖ 494-425). Herodot, kendi adıyla anılan tarih kitabında Pers Savaşları ( MÖ 499-449) sırasında yaşanan olaylar hakkında ilginç bilgiler paylaşır. Kendisi gerçekte Pers Savaşlarına katılmamıştır. Bununla birlikte Atina ve Thurioi’nin ( Güney İtalya) sokaklarında gayretli bir gazete muhabiri gibi çalışarak ve bilgi alabileceğini düşündüğü herkesle görüşerek öğrendiklerini bir gazeteci gibi kayıt altına alır.

Savaş muhabirliği tarihinde bir diğer önemli isim Herodot ile aynı dönemlerde yaşayan Tükidides’tir. Tükidides (MÖ 472-400), general olarak katıldığı Pelopones Savaşı’na ilişkin çeşitli bilgiler aktarmıştır. Davir Berry gazetecelik pratiğinin kökenlerinin, Tükidides’in Pelopones Savaşı Tarihi kitabındaki yazılarına kadar takip edebileceğimizi ifade eder.

Halka yaşanan günlük olaylar hakkında bilgi veren ilk gazete örneklerine antik Mısır’da ve Babil’de rastlanmaktadır. İsrail tarihçisi Flavius Josephus, Babil’de kamu ile ilgili olayları günü gününe yazan ve bunları fırınlamış çamur tabletler halinde duvar gazetesi olarak şehrin çeşitli yerlerine asan görevlilerin bulunduğunu ileri sürer.

Louvre Müzesi’nde bulunan bazı Mısır papirüslerinde, Firavun III.Thoutmes döneminde, MÖ 1750’de, bir bakanlarının bir gazetede çıkan yazıyı tekzip ettiğine, Firavun Amarsis’in gazetelerin tartışmalarına dayanamayıp kahrından öldüğüne ilişkin bilgiler yer almaktadır.

 

“Savaş Çalışmaları El Kitabı” s. 274- 278 Kronik Kitap ‘tan alınmıştır.

 

 

 

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı

''Çanakkale içinde aynalı çarşı/Ana ben gidiyom düşmana karşı, of, gençliğim eyvah" dizeleriyle başlayan "Çanakkale Türküsü"yle dilden dile dolaşan y...

Keçe Sanatı'nı Yıldırım Belediyesi Bursa'da Yaşatıyor.

Keçe sanatı: Dokusuz bir tekstil malzemesi/ürünü olan keçe, koyun yapağılarının ve keçi kıllarının dövülmesiyle elde edilen kadim bir ürün. Konargöçer hayat sür...

Bursa'ya Tarihi Hizmet

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentin geleceğine damga vuracak Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Çarşıbaşı Kentsel Tasarım Projesi alanında kalan son bina olan alışve...